Kategoriler
Nöroloji Bilgi Notları

Koronavirüs beyin hasarına yol açıyor mu?

COVID-19 Beyin Hasarı İlişkisi:

KORONAVİRÜS BEYNE ZARAR VERİYOR MU, NÖROLOJİK ETKİLERİ VAR MI?

COVID-19 nörolojik açıdan karşımıza en sık baş ağrısı şikâyeti ile çıkmaktadır. Bu dönemde yaşanılan baş ağrısı şikayetlerinde koronavirüs enfeksiyonu mutlaka ayırıcı tanıda akılda tutulmalıdır.

COVID-19’da gerek virüsün direk etkileri gerekse bağışıklık sisteminin verdiği yanıt nedeniyle nörolojik şikayetler çok sık görülmektedir. Bu durum COVID – 19 geçiren bireylerde bilişsel yetilerde azalma, kas ağrıları, baş dönmesi, koku – tat bozuklukları, güçsüzlük ve uyku bozuklukları ile kendini gösterebilir.

Bununla birlikte koronavirüs beyin damar hastalıkları, epileptik nöbetler, beyin ve zarlarının iltihabı gibi hayati risk taşıyan durumlara da neden olabilmektedir.

NÖROLOJİK HASTALIĞI OLANLAR AÇISINDAN KORONAVİRÜSÜ DEĞERLENDİREBİLİR MİSİNİZ? KORONAVİRÜS, MEVCUT NÖROLOJİK HASTALIKLARINI ALEVLENDİRİR Mİ? 

Maalesef nöroloji hastaları gerek hastalıklarının doğası gereği gerekse kullandıkları ilaçlardan dolayı COVID-19 için daha büyük risk altındadır. Bu sebeple de nöroloji hastalarının koronavirüsten korunması daha büyük önem taşımaktadır.

Beyin damar hastalıklarına bağlı inme geçiren hastalar ile bunama hastaları çoğunlukla yaşlı grupta ve hipertansiyon, diyabet gibi ek risk faktörlerine sahip oldukları için koronavirüs enfeksiyonunu daha ağır geçirebilmektedir.

Gribal enfeksiyonlar myastenik krizleri tetikleyebilmektedir. Bu sebeple COVID-19 myasteni gravis hastalarında daha ağır seyredebilmektedir.  Her ne kadar elde yeterli kanıt olmasa da bu hastaların bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanımlarının oluşturacağı olası riskler de göz önünde bulundurulmalıdır.

Amiyotrofik lateral skleroz, multipl skleroz hastalarında şayet kalp veya solunum fonksiyon bozukluğu mevcutsa hastalık daha şiddetli bir seyir gösterebilmektedir.

Birçok nörolojik hastalıkta araya giren enfeksiyon mevcut nörolojik hastalığın seyrini olumsuz etkilemektedir. Örneğin koronovirüs enfeksiyonu ile epilepsi hastalarının nöbet sıklığı artabilir, hatta hastane yatışı gerektirecek bilinç bozuklukları gözlenebilmektedir.

HER KORONAVİRÜS TESTİ POZİTİF ÇIKAN BİREYDE NÖROLOJİK BULGU OLUR MU? 

Koronavirüs testi pozitif çıkan bireylerde hiçbir şikayet veya bulgu olmayabilir. Bazen tat-koku kaybı, baş ağrısı veya nadiren inme veya epileptik nöbet gibi ciddi bir nörolojik şikayet ilk başvuru nedeni olabiliyor.

COVID-19 u ağır geçiren, özellikle hastane yatışı olan hastaların yarıdan fazlasında çok çeşitli nörolojik belirti ve bulgular gözlendiğini biliyoruz. 

BUNDAN SONRAKİ SÜREÇTE NÖROLOJİK TUTULUMU OLAN HASTALAR İÇİN NASIL BİR SÜREÇ SÖZ KONUSU?

Koronavirüs enfeksiyonu geçiren hastalarda tat ve koku bozuklukları, dikkat eksikliği, kafada yoğunluk hissi, kas ağrıları gibi şikayetler aylar boyunca devam edebilmektedir.

Henüz enfeksiyonun uzun dönem etkilerini bilmiyoruz. Yeni araştırmalar dünya çapında korona enfeksiyonlarından kurtulan 27 milyon insanda bilişsel, davranışsal ve psikolojik sorunlar gibi uzun vadeli nörolojik sonuçlar olabileceğini öne sürmektedir.

Bu nedenle nörolojik şikayetleri olan hastaların gerekirse online takibinin yapılması ve tedavi gereksiniminde erken müdahale edilmesi önemli görünmektedir.

NÖROLOJİ HASTALARI BU SÜREÇTE NELER YAPMALI, TAVSİYELERDE BULUNABİLİR MİSİNİZ?

Aslında nöroloji hastaları için korunma önlemleri diğer kişilerden farklı değil, sosyal mesafe, maske ve hijyen.

Hastalarımız için en önemli sıkıntı pandemi döneminde takip ve tedavilerinin aksaması oluyor. Epilepsi, Migren, Parkinson hastalığı gibi düzenli takip gereken durumlarda hastaların ayaktan tedaviye erişiminde azalma mevcut hastalıklarının alevlenmesine neden olabiliyor.

Kronik nörolojik hastalık nedeniyle ilaç tedavisi almakta olan hastalar ilaçlarını düzenli ve özenli almaya devam etmelidir. Şayet COVID-19 tedavisi için yeni bir ilaç başlanırsa hekimleri ile ilaç bilgilerini paylaşmaları gerekir. İlaç etkileşimleri ve yan etkiler açısından hekim değerlendirmesi son derece önemlidir.

Bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanan hastaların COVID-19 endişesi ile ilaçlarını azaltması ya da kesmesi son derece yanlıştır. İlaç değişikliği yalnızca hekim gözetiminde ve ciddi riskler söz konusu ise yapılmalıdır.

Hastalarımız ve herkes için en önemli korunma aşılanmadır. Multiple skleroz dahil birçok nörolojik hastalık varlığı aşılama programında ön sıraya alınmıştır. Bu nedenle aşıya engel bir durum olmadığı sürece muhakkak aşılanma öneriyoruz.

Bağışıklık sistemini düzenleyici yada baskılayıcı ilaç kullanan hastaların aşıdan yüksek fayda sağlayabilmeleri için aşı öncesi muhakkak hekimleri ile iletişime geçmeleri gerekiyor.

Bir diğer önemli konu azalmış fiziksel aktivite, maalesef hastalarımız kısıtlamalar ve önlemler nedeniyle evde izole bir yaşam sürmek zorunda.  Bu yaşam hem fiziksel hem ruhsal birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Bu süreçte mümkün olduğunca ev içi önerilen fiziksel egzersizlere devam edilmeli, düzenli ve kaliteli uyunmalı ve mümkün olduğunca stresten, endişeden, umutsuzluktan uzak durulmalıdır.

Fizik egzersiz yapamayacak sakatlığı bulunan hastaların, ev halkı tarafından egzersizlerinin düzenli uygulanması, sık pozisyon değiştirilmesi ve hijyenlerinin sağlanması çok önemlidir.

Glutatyon – Koronavirüs – Beyin

Yakın zamana kadar gençlik aşısı – yaşlanma karşıtı takviye olarak kullanılan glutatyon; son dönemde koronavirüse karşı bağışıklık sistemini olası güçlendirici etkisi sebebiyle dünyada sıkça kullanılır hale geldi.

Peki, bilimsel yayınlarda paslanmayı önleyen bir antioksidan olarak tarif edilen bu molekülün etki mekanizması nedir?

Son dönemde yapılan bilimsel yayınlarda vücuttaki glutatyon eksikliğinin COVID – 19 (Koronavirüs) hastalarındaki can kaybının ya da hastalığa bağlı sakatlıklarının en olası sebeplerinden biri olduğu ortaya konmuştur.

Glutatyon bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinden – yaşlanmayı geciktirmeye kadar geniş bir yelpazede rol oynayan güçlü bir antioksidandır.

Metabolizmamızdaki ana antioksidan gücünü oluşturan bu molekül; aynı zamanda C vitamini, E vitamini, Alfa Lipoik Asit ve Koenzim Q10’nin etkin kullanımı ve geri dönüşümünden de sorumludur.

Glutathione karaciğer tarafından üretilir ve vücudumuzun değişik yerlerinde tüketilir. Glutatyon vücudun paslanması olarak adlandırabileceğimiz “oksidatif stresin” önlenmesinde anahtar rol oynar.

Oksidasyon (paslanma) sonucunda artan serbest radikal hasarının bağışıklık sistemimiz tarafından temizlenmeye çalışılması inflamasyon (yangı) adı verilen bir sürece yol açar. Bu süreç de yaşlanmanın en önemli sebeplerinden biridir.

Glutatyon – Koronavirüs İlişkisi Nedir? glutatyon serum

COVID – 19 hastalarındaki can kaybı ve hastalık şiddeti ile D vitamini düzeyi arasında ciddi bir ilişki vardır. D vitamini düzeyi düşük olanların koronavirüsü daha şiddetli geçirdiği görülmektedir.

Buradaki ilginç nokta ise yakın zamanda yapılan deneysel bir çalışmada D vitamini eksikliğine yol açan esas sebebin glutatyon eksikliği olmasıdır.

Glutatyon eksikliğinin D vitamini sentezleyen genlerin yapısını bozarak D vitamini sentezini olumsuz etkilediği gösterilmiştir.

COVID – 19’daki bir diğer önemli sorun ise viral yüktür. Virüs miktarı arttıkça hastalık şiddeti artmaktadır. Glutatyonun virüsün çoğalmasını engelleyerek hastalık yapma kapasitesini düşürdüğü düşünülmektedir. Bu bağlamda yapılan takviye ile hastalık seyrini olumlu yönde etkilemek mümkün olabilir.

Özetle bu takviye gerek oksidatif stresin azaltılması gerek yaşlanma karşıtı etkileri gerekse koronavirüse ilişkin olası koruyucu özelliği sebebiyle dikkatli ve doktor kontrolünde uygulanması halinde umut vadeden bir seçenektir.

COVID – 19 ‘a ilişkin aşı ve tedavi seçenekleri bu derece kısıtlıyken glutatyonun bağışıklık sistemini olası güçlendirici etkisi bu bağlamda dikkate değerdir.

Son olarak hastalarımızın takip ve tedavilerinin aksamaması için teletıp hizmetlerinden faydalanabileceklerini, doktorları ile online olarak görüşerek yaşadığımız bu zor süreci daha az riskle atlatabileceklerini hatırlatmak isterim. Herkese sağlıklı günler dilerim.

Instagram.com/Uzm.Dr.Buketniflioglu

Uzm. Dr. Buket NİFLİOĞLU

Nöroloji Uzmanı

+90 216 338 33 26

koronavirüs beyin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir